Boğaziçi Bilgisayar Neden Düştü? Mühendislik Ne Kadar Geriledi, Tıp Ne Kadar Yükseldi?

Boğaziçi Bilgisayar 2022’de 315. sıradayken 2026’da yaklaşık 4.560’a geriledi. YTÜ, Ankara ve Marmara gibi bilgisayar mühendisliği programlarında da belirgin düşüşler var. Buna karşılık Hacettepe Tıp gibi güçlü tıp programları yükseliyor. Peki bu değişimin arkasında ne var?

KISA CEVAP

Boğaziçi Bilgisayar neden düşüyor? Tek bir sebep yok. Bir yanda bilgisayar mühendisliği ve teknoloji kariyerlerine yönelik genel talep zayıflıyor; diğer yanda Boğaziçi’nin rektörlük tartışmaları, akademisyenlerle yaşanan ihtilaflar ve yurt krizleri gibi üniversiteye özgü sorunları adayların tercih algısını etkiliyor olabilir. Aynı dönemde tıp gibi daha öngörülebilir kariyer yolları yeniden güç kazanıyor.

2026 YKS’de en dikkat çekici hikâyelerden biri Boğaziçi Bilgisayar’ın sıralamasındaki sert gerileme. Fakat asıl mesele yalnızca tek bir bölüm değil: mühendislik tercihlerinde ne kadar düşüş var ve aynı anda tıp ne kadar yükseliyor?

Bu nedenle 2026 yerleştirme sonuçlarında en dikkat çekici örneklerden biri olan Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’ne yalnızca son iki yılı karşılaştırarak bakmak yeterli değil. Asıl çarpıcı tablo, 2022’den başlayan dört yıllık trendde ortaya çıkıyor.

Boğaziçi Bilgisayar: 315’ten 4.560’a uzanan düşüş

2022315
2023775
2024≈ 1.008
20251.448
2026≈ 4.560

Boğaziçi Üniversitesi’nin kendi tanıtım verileri 2022’de Bilgisayar Mühendisliği’nin 315., 2023’te 775., 2024’te yaklaşık 1.008. ve 2025’te 1.448. sıradan öğrenci aldığını gösteriyor. 2026 yerleştirme verilerini derleyen güncel platformlarda ise kapanış yaklaşık 4.560 olarak görünüyor.

Bu, “bir yılda aniden yaşanmış” bir düşüşten ziyade 2022’den beri devam eden bir gerilemenin 2026’da çok daha görünür hale gelmesi demek. Üstelik kontenjan değişimleri yıllar arası karşılaştırmayı etkileyebilse de yönün birkaç yıl boyunca aynı kalması dikkat çekici.

Mühendislik ne kadar düştü?

BOĞAZİÇİ BİLGİSAYAR315 → ≈ 4.560
YTÜ BİLGİSAYAR7.395 → 14.954
ANKARA BİLGİSAYAR34.690 → 48.345
MARMARA BİLGİSAYAR38.402 → 45.918

Bu tablo “bütün mühendislikler çöktü” demiyor. Ancak özellikle bilgisayar mühendisliğinde, farklı üniversite seviyelerinde aşağı yönlü bir hareket olduğunu gösteriyor. Boğaziçi’ndeki düşüş diğerlerinden çok daha sert olduğu için üniversiteye özgü faktörleri ayrıca değerlendirmek gerekiyor.

Boğaziçi’ndeki düşüşü yalnızca mühendislik trendiyle açıklamak mümkün mü?

Hayır. Boğaziçi Bilgisayar’ın 2022’de 315. sıradan öğrenci alırken 2026’da yaklaşık 4.560 seviyesine gerilemesini yalnızca bilgisayar mühendisliğine yönelik genel talep düşüşüyle açıklamak eksik kalır. Çünkü aynı dönemde Boğaziçi Üniversitesi, adayların üniversite tercihini etkileyebilecek çok sayıda kurumsal tartışmanın da merkezinde yer aldı.

2021’de üniversite dışından yapılan rektör atamasıyla başlayan protestolar, sonraki yıllarda da yönetim ve akademik özerklik tartışmalarıyla devam etti. Üniversitenin akademisyenleri, öğrencileri ve mezunları uzun süre bu sürece karşı çeşitli protestolar ve açıklamalar yaptı. Bu tartışmalar yalnızca üniversite yönetimi düzeyinde kalmadı; zaman içinde bazı akademisyenlerin görevleri, ders görevlendirmeleri ve üniversiteyle ilişkileri üzerinden de kamuoyuna yansıdı.

Bilgisayar Mühendisliği açısından en çarpıcı örnek: Prof. Dr. Tuna Tuğcu

Bu tartışmaların Bilgisayar Mühendisliği bölümüne doğrudan yansıyan en güncel örneklerinden biri Prof. Dr. Tuna Tuğcu oldu. Yaklaşık 22 yıl boyunca Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde görev yapan Tuğcu, 2026 yılında YÖK Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla kamu görevinden çıkarıldı. Karar 2026 Mayısında kendisine tebliğ edildi.

Tuğcu, 2021 sonrası Boğaziçi’nde başlayan yönetim karşıtı akademisyen protestolarının da görünür isimlerinden biriydi. Görevden çıkarılmasının ardından karar yargıya taşındı; Tuğcu ve avukatı sürecin hukuka aykırı olduğunu savundu. Üniversite yönetimi ve YÖK tarafındaki disiplin süreci ise farklı gerekçelere dayandırıldı. Dolayısıyla burada devam eden hukuki bir ihtilaf bulunduğunu özellikle belirtmek gerekiyor.

Olayın bölüm üzerindeki etkisini gösteren sembolik gelişmelerden biri de Bilgisayar Mühendisliği mezuniyet töreninde yaşandı. Bölüm akademisyenleri, kamu görevinden çıkarılan meslektaşları Tuna Tuğcu’nun fotoğrafını taşıyarak törene çıktı. Bu görüntü, meselenin yalnızca bir akademisyen ile yönetim arasındaki bireysel bir anlaşmazlık olarak görülmediğini; bölüm içinde de güçlü bir karşılık bulduğunu gösterdi.

Bir aday bunları tercih yaparken hesaba katar mı?

Üniversite tercihi yalnızca bölümün ders programına veya geçmişteki taban sıralamasına bakılarak yapılmıyor. Özellikle ilk birkaç bin içerisindeki adayların seçenekleri fazla olduğu için akademik ortam, öğretim üyelerinin devamlılığı, üniversitenin yönetim yapısı, kampüs hayatı ve kurumun geleceğine ilişkin algı da tercih kararının parçası haline geliyor.

Buna Boğaziçi’nde son yıllarda yaşanan yurt kapasitesi tartışmaları ve barınma sorunları da eklendiğinde, adayın karşısına yalnızca “Boğaziçi Bilgisayar mı, başka bir bilgisayar mühendisliği mi?” sorusu çıkmıyor. Aynı zamanda “önümüzdeki dört-beş yılı hangi üniversite ortamında geçirmek istiyorum?” sorusu da çıkıyor.

NEDENSELLİK KONUSUNDA DİKKAT

Elimizde “Tuna Tuğcu’nun görevden çıkarılması Boğaziçi Bilgisayar’ı şu kadar sıra düşürdü” diyebileceğimiz bir veri yok. Aynı şekilde rektörlük tartışmaları veya yurt sorunlarıyla başarı sıralaması arasında doğrudan sayısal bir nedensellik kuramayız. Ancak bütün bu gelişmelerin adayların Boğaziçi algısını olumsuz etkileyebilecek faktörler olduğunu göz ardı etmek de gerçekçi olmaz.

Dolayısıyla Boğaziçi örneğinde iki ayrı etki var

Birinci etki, bilgisayar mühendisliği ve teknoloji kariyerlerine yönelik daha genel bir tercih değişimi. 2026’da Boğaziçi dışındaki bazı bilgisayar mühendisliği programlarında da başarı sıralamalarının gerilemesi, bunun yalnızca Boğaziçi’ne özgü olmadığını düşündürüyor.

İkinci etki ise Boğaziçi Üniversitesi’nin son yıllarda yaşadığı kendine özgü kurumsal süreç. Rektörlük tartışmaları, akademisyenlerle yaşanan ihtilaflar, Bilgisayar Mühendisliği bölümünün kıdemli isimlerinden Tuna Tuğcu’nun kamu görevinden çıkarılması ve barınma problemleri aynı dönemde üst üste geldi.

Bu nedenle Boğaziçi Bilgisayar’daki 315’ten yaklaşık 4.560’a uzanan düşüşü, “mühendislik artık tercih edilmiyor” şeklinde tek cümleyle açıklamak yerine; sektör algısındaki değişim ile üniversiteye özgü gelişmelerin aynı anda etkili olduğu bir süreç olarak okumak daha anlamlı.

Bu, Boğaziçi Bilgisayar’ın kötü bir bölüm olduğu anlamına gelmiyor

Bütün bunlara rağmen sıralamadaki düşüşü bölümün akademik değerinin aynı ölçüde düştüğü şeklinde yorumlamak da doğru olmaz. Boğaziçi Bilgisayar hâlâ Türkiye’nin köklü bilgisayar mühendisliği bölümlerinden biri; güçlü mezun ağı, uzun yıllara dayanan akademik birikimi ve sektördeki itibarı devam ediyor.

Fakat üniversite tercihi yalnızca geçmiş akademik itibardan ibaret değil. Kurumun içindeki belirsizlikler, akademisyenlerle yaşanan gerilimler ve öğrencilerin günlük hayatını etkileyen sorunlar, güçlü bir bölümün bile aday gözündeki cazibesini azaltabilir. Boğaziçi Bilgisayar’ın son dört yıldaki sıralama hareketi de tam olarak bu yüzden yalnızca bir bölüm sıralaması değil, üniversite algısının tercih davranışına nasıl yansıyabileceğini gösteren ilginç bir örnek.

Yine de mühendislikte daha geniş bir gerileme sinyali var mı?

Evet, Boğaziçi dışındaki bazı bilgisayar mühendisliği programlarında da 2026’da belirgin aşağı yönlü hareketler görülüyor. Örneğin güncel yerleştirme verilerinde Yıldız Teknik Bilgisayar Mühendisliği yaklaşık 7.395’ten 14.954’e, Ankara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği ise 34.690’dan 48.345’e geriliyor. Marmara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nde de yaklaşık 38.402’den 45.918’e doğru bir hareket var.

Bu örnekler, Boğaziçi’ndeki sert düşüşün yalnızca üniversite içi gelişmelerle açıklanamayacağını; teknoloji ve bilgisayar mühendisliği tercihlerinde daha geniş bir yumuşama olabileceğini düşündürüyor. Fakat “tüm mühendislikler düşüyor” demek yine fazla geniş bir genelleme olur. Bölüm ve üniversite bazında farklı yönlere giden programlar bulunuyor.

Peki mühendislik tercihlerinde neden bir yumuşama olabilir?

1. Yazılım sektörünün “garanti kariyer” algısı zayıflıyor

Son birkaç yılda bilgisayar mühendisliği ve yazılım alanı öğrenciler arasında yalnızca ilgi duyulan değil, aynı zamanda yüksek gelir ve hızlı istihdam vadeden alanlar olarak görülüyordu. Yapay zekâ araçlarının hızla yaygınlaşması, teknoloji şirketlerindeki istihdam dalgalanmaları ve junior pozisyonlarında rekabetin artması bu algıyı değiştiriyor olabilir.

2. Öğrenciler artık bölümü değil, kariyer riskini de fiyatlıyor

Tercih yapan yüksek sıralamalı aday için soru yalnızca “hangi bölüm daha prestijli?” değil. Mezuniyet sonrasında iş bulma süresi, yurt dışı imkânı, sektörün dönüşme hızı ve gelir istikrarı da kararın parçası.

3. Yapay zekâ mühendisliği bitirmiyor; fakat algıyı değiştiriyor

2026 verilerinin “yapay zekâ mühendislerin yerini aldı” sonucunu kanıtladığını söylemek mümkün değil. Ancak adayların teknoloji kariyerinin geleceğini birkaç yıl öncesine göre daha belirsiz algılaması makul bir açıklama.

Tercih sıralamalarındaki değişim çoğu zaman mesleğin bugünkü durumundan çok, öğrencilerin o mesleğin 5–10 yıl sonraki durumuna ilişkin beklentisini yansıtır.

Boğaziçi özelindeki bu kurumsal faktörleri ayırdığımızda bile geriye daha geniş bir soru kalıyor: Neden başka bilgisayar mühendisliği programlarında da aşağı yönlü hareketler görülürken, tıp yeniden üst sıralardaki adayları kendine çekiyor?

Tıp ne kadar yükseldi ve neden yeniden cazip?

Teknoloji programlarındaki gerilemeye karşılık tıpta, özellikle güçlü devlet üniversitelerinde, daha yukarı sıralardaki öğrencilerin yöneldiği örnekler görüyoruz. Hacettepe Üniversitesi Türkçe Tıp bunun temiz örneklerinden biri: program 2022’de yaklaşık 2.290, 2025’te 1.836 ve 2026’da yaklaşık 1.586 sıralamayla kapanıyor. Yani dört yılda yaklaşık 700 sıra daha seçici hale gelmiş görünüyor.

Burada da tek bir üniversite üzerinden bütün tıp programlarının aynı ölçüde yükseldiğini söylemek doğru olmaz. Fakat seçkin tıp programlarında birkaç yıllık ölçekte güçlenen bir seçicilik görmek, mühendislikteki yumuşamayla birlikte değerlendirildiğinde anlamlı.

Tıbbın avantajı: daha öngörülebilir bir meslek yolu

Tıp eğitimi uzun, çalışma koşulları ağır ve uzmanlık süreci zor olabilir. Buna rağmen mesleğin kariyer yolunun daha belirgin algılanması, ekonomik ve teknolojik belirsizlik dönemlerinde öğrenciler için daha değerli hale gelebilir.

Mezuniyet → hekimlik → TUS → uzmanlık gibi adımlar zor olsa da anlaşılır. Teknoloji sektöründe ise aynı dört yıllık eğitimden sonra ortaya çıkabilecek kariyer yollarının sayısı daha fazla ve sonuçları daha değişken. 2026 tercih hareketinin bir bölümü bu “öngörülebilirlik primi” ile açıklanabilir.

Asıl değişim “tıp mı mühendislik mi?” sorusundan daha büyük

Buradaki temel mesele bir bölümün diğerini yenmesi değil. 2026 verilerinde görülen hareket, yüksek başarı gösteren adayların karar verirken prestij + gelir ikilisinin yanına giderek daha fazla istikrar ve öngörülebilirlik eklediğini düşündürüyor.

BİR HİPOTEZ

Eğer bu eğilim birkaç yıl devam ederse, 2026 sonuçlarını teknoloji odaklı tercihlerin zirve yaptığı dönemin ardından başlayan bir normalleşmenin ilk güçlü işaretlerinden biri olarak hatırlayabiliriz. Fakat bunu söylemek için tek yıllık veri yeterli değil; 2027 ve 2028 sonuçları kritik olacak.

YKS birincilerinin tercihleri de aynı resmi mi gösteriyor?

Daha önce 2026 YKS birincilerinin tercihlerini incelediğimiz yazıda da tek bir “başarılı öğrenci profili” olmadığını görmüştük. Öğrenciler mühendislikten tıbba, ekonomiden yaratıcı alanlara kadar farklı yönlere dağılıyor.

Bu nedenle 2026’yı “herkes tıbba kaçtı” şeklinde okumak doğru değil. Daha ilginç olan şey, üst düzey adayların tercih davranışlarının geçmişe göre daha parçalı ve risk duyarlı hale geliyor olması.

Sonuç: Boğaziçi Bilgisayar neden düştü, tıp neden yükseldi?

Boğaziçi Bilgisayar’daki asıl hikâye 2025 → 2026 değişiminden bile daha büyük: program 2022’de 315. sıradayken 2026’da yaklaşık 4.560’a kadar gerilemiş durumda. Ancak bunu tek başına “mühendislik düşüyor” şeklinde okumak yanlış olur. Boğaziçi’ne özgü yönetim, akademik ortam ve barınma tartışmalarıyla; teknoloji sektöründeki daha genel risk algısını birbirinden ayırmak gerekiyor.

Belki de 2026 YKS’nin en önemli sorusu “hangi bölüm yükseldi?” değil: öğrencilerin geleceğe ilişkin risk algısı neden değişti?

NEOPUSULA / VERİYİ ANLAMLANDIRMA

Rakamları görmek başka, değişimin nedenini anlamak başka.

NeoPusula, eğitim verisini yalnızca raporlamak yerine öğrencinin gelişimi ve karar süreçleri bağlamında anlamlandırmaya odaklanır.

NeoPusula'yı kurumunuz için inceleyin ↗

Kaynaklar ve veri notu

  1. Boğaziçi Üniversitesi — Bilgisayar Mühendisliği geçmiş yerleştirme istatistikleri
  2. ÜniSıralama — Boğaziçi Bilgisayar 2026 yerleştirme derlemesi
  3. Bianet — Prof. Dr. Tuna Tuğcu’nun 2026’da kamu görevinden çıkarılması
  4. Medyascope — Tuna Tuğcu’nun ihraç süreci ve hukuki itirazları
  5. Reuters — 2021 Boğaziçi rektörlük protestoları
  6. Euronews — akademisyenlerin sözleşme ve ders görevlendirmelerine ilişkin tartışmalar
  7. Medyascope — Prof. Dr. Ünal Zenginobuz’un 2022’de görevden uzaklaştırılması
  8. Boğaziçi Üniversitesi — 2022-2023 yurt kapasitesi duyurusu
  9. Cumhuriyet — 2023 Boğaziçi yurt kapasitesi ve barınma tartışmaları
  10. ÜniSıralama — YTÜ Bilgisayar Mühendisliği 2026
  11. ÜniSıralama — Ankara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği 2026
  12. ÜniSıralama — Hacettepe Tıp 2026

Veri notu: 2022-2025 Boğaziçi Bilgisayar verileri üniversitenin resmî tanıtım sayfasındaki geçmiş yerleştirme istatistikleriyle; 2026 sonuçları ise güncel ÖSYM yerleştirme verilerini program kodları üzerinden derleyen bağımsız veri platformlarıyla karşılaştırılmıştır. Yıllar arası yorumda taban puan yerine başarı sırası esas alınmıştır. Kurumsal gelişmeler ile tercih sıralaması arasında doğrudan nedensellik iddia edilmemektedir.